beni de alsan ya yanına
sen gittiğinde
biraz daha çoğalıyorsun içimde
bir taşa yaslar gibi sırtını
hayaline yaslanıyorum
hele de akşam olmuşsa
ve sen yoksan
etimi çiğniyor gece
karanlık dişlerinde
beni de alsan ya yanına
ah benim karmaşığım
sen gittiğinde
yıldızları sürüklüyorsun peşine
çıplak kalıyor gökyüzüm
sanki sol yanımdan bir şey sökülüyor
gözlerinde giderken ay ışığım
ey sevgili
sensiz ışıksızım
ışığımı getirsene
beni de alsan ya yanına
küçüğüm
karınca başı kadar küçük
sığarım inan ki cebine
gamzene batır beni sevgili
hani sol yanağındaki çukura gömüleyim
saklanayım
kimseye görünmeyeyim
beni her düşündüğünde
irem misali
sana gonca güller vereyim
nuriye zeybek
Bir aşık maşuğundan ayrı aldığı nefes dahi ciğerlerine dar gelir.
YanıtlaSilArkadaşım şimdi şiirini okurken aklıma Emel Sayın'ın bir şarkısı geldi:
"Gideceğin yere beni de götür
Sorana başımın belası dersin
Götür de istersen yerlerde yatır
Elimde gönlünün dermanı dersin.
Adını iğneyle işle tenime
Kölemdir desende gitmez zoruma
Bunlar ne derlerse mektuplarıma
Aşkıma kul olmuş birinin dersin"