30 Nisan 2011 Cumartesi

erik ağacı


















erik ağacı


zamansız mevsim sarmalında
nöbetleşe yokluyordu hüzün
bir erik ağacı üşüdü
bir de ben bugün

bende uykusuz yeşeren düşler vardı
onda erkenci tomurcuk

uzaklarda dokuz boğumdu ayrılık
gözyaşı dokuz düğüm
bir erik ağacı ağladı
bir de ben bugün

yürüdüm kördüğüm umarsızlığa
ardımda uzayan virane gölgem
yılgın omuzumun ahı yabanı
kendi ağırlığında ezilen gövdem

buz yontuyordu ıslığım
dudağımda dem tadı

sokak çıkmazında ıslaktı kaldırım
avlağında can kovalıyordu ölüm
bir erik ağacı kurudu
bir de ben bugün

o kar dökümlü dallarına yandı
ben yâr yükümlü sevdalara

-hasretime kızıl yağdı çiy kırıkları-


nuriye zeybek
27.04.2011
(yeniden düzenleme)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.