başında zümrüt tacın
gece bulutları altında çırılçıplaktın
istanbul
ışık sağıyordu venüs'ün suskunluğu
ay halesini kıskanıyordu gözlerinden
poseidon mavisinde sırılsıklamdı
umutların
uzaklardan sevda taşırken gümüş kanatlı
gürültücü kuşların
tutunup samanyolu'nun kozmik duvağına
efsunlu iniyordum düşlerine
devasa yalnızlığında bilmem kaçıncı hazirandın
kimsesizliğin ayak izlerinde
benim kadardın
istanbul
iğneli yaprakların fısıldaşırken irem kuytularında
nar kızılı serap
hasret kanıyordu çöl yanına
aldırmadan binlerce yılın yorgunluğuna
altın sarısı yelelerine rüzgâr dolduruyordu
troia atın
dalıp zeytin soluklu ida akşamına
yedi benli türkülere gömülüyordu vuslatın
27 haziran 2009
nuriye zeybek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.