25 Kasım 2009 Çarşamba

gölgeler

anne
bir dönem mağrur
ve dik başlı alevlerle
                           yandı kitaplar
karartma günlerinin izbe sokaklarında
düşünceler hüküm giydi
                         hükümsüz zamanlarda
güvercin kanatlarına mühür de vuruldu
oysa hiçbir güvercin uçmadan yapamazdı
değil mi
biliriz kaç karanfil soldurdu darağaçları
urganlara kaç ayıp asıldı
kaç şafak ağladı kızıl gözyaşlarıyla
ben hiç bu kadar korkmamıştım
sinsice sokulan karanlıktan
                         ellerini ver anne
o zaman da yoksuldu çocukların düşleri
ama yine de ekmek kavgası kadar
                         onurluydu yaşamak
yaşamak bir çınar gibi
gölgeleyerek ayrıkotlarını
ve ölmek bir bıçak gibi kesip
                         bir yerinden hayatı
biz hiçbir zaman yel değirmenlerine yenilmedik
gül açtık kanadığımız yerden
                        bir de türkülerimiz vardı
                        baston gibi dayandığımız
biz hiçbir zaman umutsuzluğa devrilmedik
azığımızda bir tutam ışık vardı hep
kara günler için inancımız vardı
göğüs boşluğumuzda büyüttük bir bebek gibi
                       susadıkça su verdik
                       yeşerttik
hadi şimdi anlat bana anne
                       kim bunlar
ben hiç bu kadar korkmamıştım
kimliksiz gölgelerden


16 mayıs 2009
nuriye zeybek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.